Alanya,
Akdeniz kıyısındadır ama sırtını Batı Toroslar’a dayamıştır.
Toros dağları, Alanya’da yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır.
Yaz aylarında yaylaya çıkmak ve yazı yaylada geçirmek bin
yıllık yörük Türkmen kültürüdür. Geçen yüzyıla kadar köyler
baharla birlikte boşalır ve yaylalara çıkılırdı. Toros
dağlarının yüksekliği 1000 metreyi aşan düzlüklerinde keçi
kılından yapılmış çadırlar kurulur, bir yandan sürüler
otlatılırken bir yandan da peynir ve yağ üretilir, halı ve
kilim dokunurdu. Yayla kültürü günümüzde çadırların yerini
alan lüks konutlarda serin bir hafta sonu tatili geçirmek
için sürmektedir.
Çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanları, derin
vadileri, bulutların içine giren zirveleri ve
zirvelerden taşıp gelen akarsuları ile Toroslar, doğanın
eşsiz güzelliklerini saklar. Günümüzde yaylalar, yerli
ve yabancı turistlerin de uğrak yeri olmuştur;
günübirlik piknik alanlarında eski Türkmen gelenekleri
yaşatılmaktadır.
DİM ÇAYI
Toroslar’dan gelerek Alanya’nın doğusundan Akdeniz’e dökülen
Dim Çayı’nın kıyıdan 15 kilometre kadar uzaktaki kıyılarında
piknik yerleri vardır. Ulu çınarların altındaki kır
lokantalarında masalar yaz aylarında çayın içine kurulur.
Konuklar çıplak ayakları ile suların içinde oturur. Ayrıca
su kıyısına yakın yamaçlarda ve su kıyısında da ahşap
teraslarda minderlerle otantik yer sofraları kurulur. Bazı
lokantalarda masalar salların üzerindedir. Ormanlarla kaplı
vadi, yaz günlerinde bile serindir. Bu bölgede tercih edilen
yemek alabalıktır. Alabalıklar, lokanta bahçelerindeki
havuzlarda bulundurulur. Tava, ızgara ya da fırında güveç
olarak pişirilir. Bölgede dağ bisikleti ve trekking için
uygun güzergahlar vardır.
OBA ÇAYI
Oba Çayı, Toroslar’dan gelerek Dim Çayı’nın birkaç kilometre
batısından Akdeniz’e dökülür. Çayın çıktığı Kadıpınarı
mevkiinde su kenarında piknik alanları vardır. Çam ve çınar
ağaçlarının gölgesi her zaman serindir. Alanya’nın tarih
öncesi çağlardaki ilk yerleşimine ev sahipliği yapan Kadıini
Mağarası da buradadır. Herhangi bir düzenleme yapılmadığı
için mağaraya girmek güvenlik açısından sakıncalıdır.
Kadıpınarı’ndaki kır lokantalarında alabalık tercih edilen
yemektir.
TÜRBELİNAS
YAYLASI
Kentin kuzeydoğusundadır. Toroslar’ın iç kısmına doğru
yaklaşık 1 saatlik otomobil yolculuğu ile çıkılır. Bölgeye
jeep konvoyları ile safari turları da düzenlenir. Yol
virajlı fakat asfalttır. Türbenilas yaylasında ulu
çınarlardan birinin altında müşterisini tıraş eden bir
berber görebilir, isterseniz siz de sokak ortasında tıraş
olabilirsiniz. İçecek şişelerinin buzdolabı yerine çeşme
yalağındaki suyun içine yatırıldığına ve buz gibi soğuduğuna
tanık olabilirsiniz. Soluduğunuz havadaki saf oksijeni
akciğerlerinizde hissedebilir ve hemen o an uzun bir yürüyüş
yapmak isteyebilirsiniz. Yayla lokantalarından vereceğiniz
yemek siparişi, tereyağı ve domates salçası ile tencerede
pişirilen ve suyuna ekmek banılan “köy tavuğu” olmalıdır.
Türbenilas’tan birkaç kilometre önce Gedevet yaylası vardır.
Bölgedeki öteki yaylaları arasında Pınarbaşı, Türktaş,
Gökbel, Söbüçimen, Mahmutseydi sayılabilir.
SÖĞÜT
YAYLASI
Alanya’nın doğusundaki Demirtaş nahiyesinden Toros
dağlarının iç kısımlarına doğru Demirtaş Çayı’nın kıyısından
narenciye bahçeleri, seralar, maki bitkileri ve çağ ağaçları
arasında stabilize bir yoldan çıkılır. 30. kilometrede Kaş,
35. kilometrede Sapadere, 40. kilometrede Tokar, 50.
kilometrede Söğüt yaylası vardır. Yayla köylerinde kır
kahveleri ve kır lokantaları bulunur.
DEREKÖY
YAYLASI
Alanya’nın kuzeyinde Kargı Çayı’nın aktığı vadinin
yamaçlarında bir yayla köyüdür. Çam ağaçları ve sebze-meyve
bahçeleri arasında kurulmuştur. 30 kilometrelik asfalt
yoldan çıkılır. Orman piknik ve yürüyüş yapmak için
uygundur. Köy bakkalından alışveriş yapılabilir, köy
kahvesinde demli bir çay içilebilir. Et yemekleri sunan kır
lokantaları da vardır.